Merhaba! Bugün okulumun avantajları ve dezavantajlarını
yazmaya karar verdim. Instagramda çok fazla Dokuz Eylül’ü hedefleyen görüyorum
ve bu beni sevindiriyor. Açıkçası okulla ilgili yanlış bilinen çok şey var ve
ben de hem bu yanlışları düzeltmek hem de merak ettikleriniz varsa cevap olması
açısından yazmak istedim. O zaman başlayalım.
Konum ve Kampüs
Öncelikle okulun konumundan bahsetmek istiyorum. Normalde Dokuz
Eylül’ün diğer fakülteleri Buca’daki Tınaztepe Kampüsünde. Sağlıkla ilgili
fakülteler (Tıp, Hemşirelik, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ve Sağlık Meslek
Yüksekokulu) ve Güzel Sanatlar Fakülteleri ise Narlıdere’deki Hastane Kampüsü’nde
bulunuyor. Bu yüzden diğer fakültelerle bir araya gelemiyorsunuz daha çok kendi
fakültenizle birliktesiniz. Aslında bu iyi bir şey çünkü diğer fakülteler Tıp
fakültesi kadar zorlamadığı e ders saatleri o kadar yoğun olmadığı için
öğrencilerde daha fazla bıkkınlık yaratıyor diye düşünüyorum.
Eğitim Sistemi
Tıp fakültelerinin eğitim sistemleri birbirlerinden çok
farklı. Türkiye’de entegre, klasik, hibrit ve PDÖ sistemlerinin uygulandığı
üniversiteler var. Dokuz Eylül’de PDÖ(Probleme Dayalı Öğrenim) sistemi
kullanılıyor. Açıkçası birçok öğrencinin memnun olmamasına karşın ben bu
sistemden oldukça memnunum. Daha önce nasıl uygulandığını Tıp FakültesindeÇalışma Yöntemim yazımda anlatmıştım. Eğer sistem hakkında daha fazla bilgi
almak isterseniz o yazıma da bakabilirsiniz.
Sosyal Olanaklar
Aslında Narlıdere kampüsü diğer üniversite kampüsleri gibi
çok sosyal bir kampüs değil. Büyük bir kısmını hastane ve otoparklar
oluşturuyor. Bu yüzden de kampüs içinde zaman geçirebilecek çok fazla mekan
yok. Ancak kampüse 1 km gibi bir mesafede sırasıyla 4-5 tane AVM bulunuyor. Bu AVM’lerde
yemek, sinema, alışveriş gibi birçok şeyi yapma imkanınız var. Ayrıca kampüsün
dışında da cafeler ve restaurantlar var. Bu yüzden biraz yürümeyle birçok yere
ulaşabilirsiniz.
Akademik Kadro ve Öğrenci Sayısı
Akademik açıdan okulun kadrosu gerçekten beklediğimden de
iyi diyebilirim. Hocaların nerdeyse hepsi çok samimi ve işerini gerçekten
severek yapıyorlar. Bu da tabiki sonuçta başarıyı getiriyor. Özellikle öğrencilere
yaklaşımları ve ilgileri gerçekten cesaret ve motivasyon kaynağı. Öğrenci sayısına
gelirsek biraz fazla olduğunu düşünüyorum. Önceki yıllarda daha az öğrenci
alımı olduğu için okulun olanaklarından(maket, kütüphane, kitap) daha rahat
yararlanılabiliyormuş. Bizim dönemimizde ise 270 civarı öğrenci alındı ve
kalanlarla birlikte bu sayı 350’yi geçti. Umarım bundan sonraki senelerde
öğrenci alımlarını azaltıp öğrencilerin bu olanaklardan daha kolay
yararlanmasını sağlarlar.
Hastane
Her ne kadar hastaneye çok fazla girme şansım olmasa da
gözlemlediğim kadarıyla bir Tıp öğrencisi için ideal diyebilirim. Hem büyük
olması hem de çok faklı vakalarla karşılaşma imkanı olması sayesinde bu yorumu
yapabiliyorum. Önümüzdeki senelerde hastanede daha fazla zaman geçirdiğimde bu
konuda daha detaylı yorum yapabilirim diye düşünüyorum.
Öğrencilerin Genel Görüşü
Bu konuda çok kutuplaşma olmasına rağmen okul genelde beklentiyi
karşılıyor. genelde eleştirilen iki konu var: Kampüsün olanaklarının azlığı ve
eğitim sistemi. Aslında ikisi de beklentiyle değişebilecek şeyler. Dediğim gibi
bu iki konu dışında gelen öğrencilerin genel görüşü iyi olduğu yönünde.
Umarım aranızdan birçok kişi önümüzdeki yıllarda Dokuz Eylül’ü
kazanır ve okuma fırsatı bulur. Eğer merak ettikleriniz olursa bana instagram
DM’den ulaşabilirsiniz. Bir dahaki yazıya kadar kendinize iyi bakın, görüşürüz!
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi
Reviewed by Bensu
on
Eylül 05, 2017
Rating:

Hiç yorum yok: