Merhaba! Bu dönemi de bitirdiğimize göre sıcağı sıcağına
nasıl geçti ondan bahsetmek istiyorum bugün. Bunu yazmamın sebebi hem ileride
dönüp baktığımda biraz olsun ne düşündüğümü, hissettiğimi, yaptığımı görebilmek
hem de sizin biraz fikir sahibi olmanız. Çünkü ben okula başlamadan önce hiçbir
fikrim yoktu desem yeridir. Yani herkesin bildiği kadarını biliyordum ama bence
okula başlamadan önce daha fazlasını bilmekte fayda var.
Öncelikle okulda ilk 3 sene teorik eğitim alıyoruz. Sonraki
senelerde ise stajlarımız ve intern’lük dönemi var. Ben bu ilk 3 senenin ilk yarısını
2 gün önce tamamladım. 1,5 sene boyunca Anatomi, Fizyoloji, Biyokimya, Histoloji
gibi derslerle vücudun ana işleyişini ve yapısını öğrendik. Sistemlerimizde bir
sorun olmadığında yani sağlıklı bir kişide olması gerekeni öğrendik. Ama
hastalık ve ilaçlarla ilgili bir bilgimiz yoktu. Sadece bazı konularda
pekiştirmemiz ve aklımızda kalması için bazı hastalıklardan bahsettiler ama
detaylıca görmedik. Bu önümüzdeki 1,5 sene boyunca ise Patoloji, Mikrobiyoloji,
Farmakoloji derslerini ağırlıklı olarak göreceğiz. Böylece normal işleyiş
bozulduğunda neler oluyor ve nasıl tedavi ediyoruz onu da öğrenmiş olacağız.
Benim bu sistemi sevme nedenim de aslında bu sayede konuları 3 defa tekrar
etmemiz. Yani önce normal işleyişi öğreniyoruz, sonra patoloji ve farmakoloji
sayesinde bozukluklarla birlikte tekrar ediyoruz ve en son da stajlarda bunu
uygulamaya döküyoruz.
Gelelim son 4 ayıma. Yani okul açıldığından beri gözümde en
çok büyüttüğüm 2 bloğu gördük: Nöranatomi ve Kas-İskelet. Bu blokların ismini
her Tıp öğrencisi defalarca kez duymuştur diye düşünüyorum. Duymayanlar da
yaşayarak öğrenirler eminim. Aslında Nöranatomi bloğunda hem motivasyonumuz çok
yüksek şekilde başlamıştık hem de eğlenerek çalışıyorduk. Bu yüzden sınava
çalışmak işkence haline gelmemişti. Ama kas bloğu gerçekten çok zor geçti. Özellikle
tatile çok ihtiyacımız olduğundan ve kas bloğunun ağırlığından dolayı sınava
yaklaştıkça daha da zorlandık. Masaya oturmak bile çok zor gelmeye başlamıştı.
Aslında bu dönem için verebileceğim tek tavsiye pes etmemek. İki bloğun da en önemli noktası
en zor zamanlarda, en çok “Yeter!” deyip bırakmak istediğinizde sakinleşip
devam edebilmek. Her iki blok için de bir kırılma noktası var ve bu noktaya gelene
kadar siz çalıştıklarınızı tam olarak oturtamıyorsunuz. Ama o kırılma
noktasında konuların bağlantısını kurup oturtmaya başlıyorsunuz. İşte o noktada
“Yapabilirim!” kuvveti geliyor ve son bir güçle masaya oturuyorsunuz.
Önümüzdeki blok PDÖ’müz yok ve uygulama sayımız da azaldı.
Bu nedenle bol bol teorik görüp ezber yapacağız. Ama yine de içimde 1.sınıfa başlıyormuş
gibi bir heyecan ve merak var. Derslerimiz tamamen değişiyor desek yeridir. Bu
yüzden çalışma sistemimiz de biraz değişecek diye düşünüyorum. Umarım notlarım
ikinci dönemde de iyi şekilde devam eder ve bu seneyi finalsiz geçme hedefimi
gerçekleştirebilirim. Şimdilik önümdeki 15 günlük tatilin keyfini çıkarıyorum
tabii. Siz de bu tatilde biraz da olsa kendinize zaman ayırmaya çalışın.
Özellikle üniversiteye hazırlananlar birkaç gün her şeyi bir kenara
bırakabilirse mayıs ayında bunun çok faydasını görecektir eminim. Daha fazla
uzatmayayım o zaman. Umarım ikinci dönem hepimiz için çok güzel şeyler getirir.
Kendinize iyi bakın, görüşürüz!
Tıp Fakültesinde 1,5 Sene Nasıl Geçti?
Reviewed by Bensu
on
Ocak 22, 2018
Rating:

Hiç yorum yok: